9 Nisan 2014 Çarşamba

Çocuklara Hayvan Almak Ya da Almamak

Bir çok çocuğun en büyük hayali evin içinde dolaşan minik bir yavru kedi ya da bir yavru köpektir. Bu konuda çok ısrarcı olan yavrularımıza hayır demek çoğu zaman anne baba için neredeyse imkansızdır. Evde hayvan beslemek istemeyen bir çok ebeveynin kendilerine göre haklı nedenleri olabilir. Ama çocukların aşırı ısrarcı tutumlarına karşı koymak bazen oldukça zor. Bazı yetişkinler için evde hayvan beslememenin bahanesi, onların pis olması ya da çocukta alerjik hastalıklara neden olunmasından korkulması. Bu yüzden evde hayvan beslemenin pozitif ve negatif yanlarını iyi analiz etmekte fayda var. Son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, küçük yaşlarda hayvanlarla temas eden çocuklarda ileride astım tarzı alerjik hastalıklara daha seyrek rastlandığını göstermiştir. Pis sandığımız köpeklerin salyalarında çok bol miktarda antimikrobiyal madde vardır.
Tabi burada bazı hastalıklara eğilimi olan, astım ya da alerjik olan çocuklardan bahsetmiyoruz. Tuvalet eğitimi almış, aşıları ve tüy bakımı yapılmış bir hayvan yavrumuza pek çok şeyi öğretir. Sevmeyi, paylaşmayı, yaşayan her türlü canlıya saygı duymayı. Ayrıca sosyalleşmelerine de katkı sağlar. Bütün bunlara ilaveten beslediği hayvanının sorumluğunu alan çocukta sorumluluk bilinci de gelişir. Bütün bu özellikler düşünüldüğünde çocuklarımıza hayvan sevgisini aşılamak ve desteklemek gerekiyor. Buraya kadar çizdiğimiz tablo tabi çok pozitif ama bunun bir de diğer yönü var. O pek pozitif değil. Çocukların bir anlık istekleri ile alınan hayvanlar onların hevesi geçince ilgisizlik, hareketsizlik ve yalnızlık ile karşı karşıya kalıyor. Bu durumda bütün sorumluluk ebeveynlerin üzerine kalıyor ve tabi son nokta sokağa yada barınaklara bırakılan hayvanlar. Hayvan beslemek isteyen çocukların bu istekleri, çoğunluk ile gelip geçici olduğundan bu durum çok iyi analiz edilmeli ve çocuğun bu sorumluluğu alabileceğinden emin olunmalıdır. Çocuğunuz bu sorumluluğu alamayacak kadar küçük ise, onunla bu konuda bir anlaşma yapabilirsiniz. Ona belli bir yaş sınırı koyarak, hayvanının sorumluluğunu alabileceği kadar büyüdüğünde bu konuyu tekrar konuşma ve düşünme garantisi vermek bir çözüm yolu olarak düşünüle bilinir. Ayrıca günümüzde bütün bu hayat koşturmacası içinde bakamayacağımız bir canlıya bunu yapmaya hakkımızda yok. Büyük bahçeli bir  evde 3 tane köpekle büyümüş ben bile bugün bir hayvan sahibi değilim. Gerek hayatımın yoğunluğu gerekse bir abartman dairesinden yaşamanın getirdiği zorluklar buna engel teşkil ediyor. Evinize hayvan almadan önce çok iyi düşünmeli ve aldığınız hayvanında duyguları olduğunu unutmamalısınız.

3 yorum:

  1. Merhaba Neslihan hanım,

    Yazınızı beğenerek okudum.Vermiş olduğunuz fikirler benim gibi ailesinde cocuklarıyla bu konuda problem yaşayanlara referans olacaktır.Bu konuda göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederim.

    Yeni yazılarınızda başarılar dilerim.

    Saygılarımla
    Bahadır ULUSOY

    YanıtlaSil
  2. Evimize evcil bir hayvan alırken bence kedi ve köpek ile başlamak hele ki çocuk sorumluluk duygusu kazanmamış ise oldukça zordur bence bakımı daha basşt olan bir muhabbet kuşu alıp çocuğumuza bir kuşun mamasını ve temizliği ilgilendiği gördükten sonra bakımları daha zor olan kedi ve köpek gibi evcil hayvanlara geçilebilir

    YanıtlaSil
  3. BURSA SEO ‘nun Açılımı, Search Engine Optimization ‘dur.
    Türkçe olarak Arama Motoru Optimizasyonu denilmektedir. SEO Arama Motoru botlarının sitenizi tarayıp veri oluşturabilmesi için yapılan teknik bir çalışmadır. Her arama motoru farklı sıralama ve kalite kriterleri kullanmaktadır. SEO, internet sitelerinin arama sonuçlarında daha iyi bir konumda çıkması adına yapılan çalışmalardır. Bir BURSA SEO ile çalışmak sitenizin daha hızlı, kaliteli gelişmesini ve rakiplerinizden önde olmanızı sağlayacaktır.

    Teknik Eğitim - İdari Danışmanlık - Teknik Danışmanlık - Bursa

    YanıtlaSil